11 Ocak 2013
Güvercin daktilosundan bir çekilişşşş :)
http://beyzasofuoglu.blogspot.com/2013/01/cekilis-var.html#comment-form
Tek yapmanız gereken linkteki sayfaya giderek çekilişe katılmak :) Hepimize bol şans :)
10 Ocak 2013
AŞK TANRIÇASI'NIN YEMEK OKULU _ Melissa Senate
Bu Aşk Mutfağında yemekler bir tutam hüzünlü hatıra, bir tutam tutkulu dilekle pişiyor!!
Keyifle okuduğum kitaplardan birisiyle daha karşınızdayım... Bol tarifli, sevgi, dostluk ve aşk kokan bir kitap bu. Okurken keyif aldım bazen hüzünlendim. Soğuk kış gecelerinde okunabilecek sıcacık bir romantik roman :) Ama aç okumamanızı tavsiye ediyorum. Ayrıca insanı acıktıran bir tarafı da var bu romanın...
Holly, sevgilisinden yeni ayrılmış, nereye gideceğini ne yapacağını bilmemektedir. Çünkü her seferinde aşık olduğu adamların peşinden gitmiş. Onların hayatını yaşamıştır. Holly için Mavi Yengeç adasına dönmek en iyi fikirdir. Çünkü büyükannesinin yanı en büyük sığınaktır onun için.Zaten başka da şansı yoktur. Holly'nin büyükannesi ile aralarında ise çok farklı bir bağ vardır. Onunla olmak, onun yemek okulunda onu yemek yaparken izlemekten zevk almıştır hep. Büyükannesinin ise Aşk Tanrıçasının Yemek Okulu'nda yemek dersleri verirken, bir yandan da fal bakar. Büyükannesi, Gerçekleri görme yeteneği ve eşsiz yemekleriyle Mavi Yengeç Adasında çok ünlüdür. Holly bir gün aniden büyükannesini kaybeder. Artık bu yemek okulu bu ev ve büyükannesinin o sıradışı tarifleri ona mirastır. Ne yapacağını bilemez ama farkında olduğu şeyler vardır. Holly burayı, burada ki hayatı sevmektedir ve bu ölümden sonra yerinin burası olduğunu bir kez daha hissetmiştir. O yüzden büyük annesinden kalan miras olan bu eve hayat verme yolunu seçer. İşinin başına geçer. Yemek yapma konusunda büyükannesi kadar iyi ve tecrübeli değildir. Fakat bir yerden başlamak zorundadır. Yemek okulu için kurs ilanları vererek işe başlar. Ayakta kalabilmek için bu işe ihtiyacı vardır. Ve dört kişi bu kurs için başvurur ve dersler başlar. Aşk okulunda yapılan yemekler-yemeklere kattıkları tutkulu dilekler ve hüzünlü hatırlarla- Holly ve dört öğrencisinin hayatlarını mucizevi bir şekilde değiştirmeye başlar...
Kitabımızın sonunda ise yazarımız bize minik bir sürpriz yapmış ve İtalyan yemeklerinin ,kitapta bahsedilen yemeklerin, tariflerini bizimle paylaşmış. Hepimize Aşk kokulu, mis gibi yemekler yapabilmeyi diliyorum :)
GÜNÜN YAZISI...
Üstün Dökmen'in bir yazısını paylaşmak istedim bugün sizlerle... Okuyunca çok hoşuma gitti eminin kendimize pay çıkartabileceğimiz şeyler vardır!! İyi okumalar :)
-Güvenmediğin kimseye aleyhine kullanabilecek hiçbir koz
verme.
-İnsanlara doğru değer ver, hak etmeyenleri sil.
-Kimseye yalvarma.
-Asla dönüp arkana bakma.
-Sır tutmasını bil.
-Dostlarının yeri ayrı, sevgilinin yeri ayrı. Sevgilin için
dostlarını, dostların için sevgilini satma.
-Kimsenin lafıyla dolduruşa gelme, ama aklının bir köşesinde
de tut.
-Bir ilişkiyi kafanda bitirdikten sonra iki çift tatlı söz,
iki damla gözyaşı için asla yumuşama.
-Seni sevenlerle kullananları iyi ayırt et.
-Seni dinleyip anlamaya niyetli olmayanlarla tartışma.
-Emrivaki oluşturulan dostlukları kabul etme.
-Eğer verdiğin o kişide kalmıyorsa ikinci bir sır şansı
verme.
-Kendini öven insanlardan kaç.
-Karşındakinin doğruyu söylediğini varsayma.
-Kendine saygını yitirmene neden olacak hiçbir şey yapma.
-Sorunun olduğunda insanlar zaman ayırıp seni dinliyorsa
onların öğütleri gözardı etme.
-Göz göre göre su birikintilerine taş atma, mutlaka üzerine
sıçrar.
-Gözyaşlarının değerini bil. Onları hak etmeyenler için
harcama.
-Senin zekana inanan insanları hayal kırıklığına uğratma.
-Kendini sev.
-Dışarıdaki güneşe bakıp gülümse ve önünde koskocaman bir
gelecek olduğunu unutma.
-Dostluğunla yetinmeyenler için hiçbir fedakarlık yapma.
-İnsanları kaybediyorsun diye ağlayıp sızlama, ama
kazandığın insanların değerini bil.
-Kimseye taşıyabileceğinden fazla değer verip bununla
övünmesine fırsat verme.
-İstediğini almak için asla duygu sömürüsü yapma.
-Sana duyulan sevgiyi ve güveni istismar etme.
8 Ocak 2013
Sinemada ''CMYLMZ'' günü!!! Bol kahkahalı :))
Cumartesi günü için planımı önceden yapıp bildirdim tüm dostlara. Önce pizza yenilecek arkasından da sinemaya gidilecekti :) Bizde aynen yaptığım programa uyduk. Sinemada izlemek içinse tabikisi seçimimiz Cem Yılmazın yeni vizyona giren filmi oldu. Filme yer bulmak için bir kaç sinema gezmek zorunda kaldık. Her seansı fulldu salonların çoğunda. Gittiğimiz son AVM de 10:30 seansına yer bulduk.
Cem Yılmazın stand-up gösterilerini film haline getirip bizlerin karşını çıkardı ve çok da iyi yaptı. İzlemeyen kalmasın herkes bir de sinemada stand-up izlesin demiş ve bu film niteliğindeki gösteriyi bize sunmuş. Bu gösteri-filmimizin adı: ''CM101MMXI FUNDAMENTALS''. Filmin görüntü yönetmeni Gökhan Tiryaki ve Şükrü Ayar. Oyuncumuzun da Cem Yılmaz olduğunu söylememe gerek yok sanırım :) Bu film, gözlem gücü ve zekayla harmanlanmış bir gösteri bence. Cem yılmaz, insanların günlük hayatta yaptıkları şeyleri, insanların anatomisini öyle güzel işlemiş ki oyununa; her seferinde aynı bizim insanımız, aynı biziz, aynı kaynım aynı (buda daha önceki gösterilerden aklımıza kazınmış olan sahnelerden birisi) iştee bu :) deyip kahkahalar attırıyor izleyenlere. Tabi bizi güldüren bu espirilerin çoğu belden aşağıydı. Ama öyle sempatik ki bunları söyleyişi, bize aktarırken ki mimikleriyle hiç göze batmıyor. Hep gülüyorsunuz çene kaslarınız yoruluyor ama siz duramıyorsunuz! Bu filmimiz yaklaşık olarak 2 buçuk saat sürüyor. Fakat bana sanki yarım saat kadar kısa bir zaman gibi geldi. Neden bitti demedim desem yalan olur.Cem Yılmaz'ın stand-uplarını sinemada izleme keyfi :) bir başkaydı ya... Yaptığı espirilerin hepsini tek tek akılda tutmak çok zor her zamanki gibi ama akılda kalan birçok şey var. Mesela:
- Erkekler basit canlılardır analogturlar, kadınlar ise digitaldir :)
- Little little little in the middle :) (ama bütün olayı dinlemek şart tabii..)
- Grahammmmm, Grahammm gece gece icat çıkarma!!
Bol kahkahalı bir gece geçirdik gülmekten elimdeki su şişesiyle koltukları dövdüm resmen :) uzunnn zamandır bu kadar çok gülmemiştim. Şuan bile gösteriden sahneler aklıma geldikçe gülüyorum. Ellerine, yüreğine, zekana sağlık Cem Yılmaz. Bence herkes gidip gülmeye doymalı şimdiden iyi seyirler :D
7 Ocak 2013
ERKEK DEDİKODUSU 2 _ French Oje, T.B.
Ben kitabımızın sloganını değiştirerek kendime uygun bir hale getirdim ve şöyle dedim:
''Bu kitap hiç bitmesin! :)''
Erkek dedikodusu benim Neufert'ten sonra ikinci başucu kitabım olacak sanırımm :) ya okurken nerede olduğunu unuttuğum, kendi kendime kahkahalar atabildiğim, beni alıp götüren taa mutlulukların ortasına atan, çok şahane bir kitap Erkek Dedikodusu 2. Şiddetle tavsiye ediyorum. Pek fazla eğitici öğretici bir kitap olmayabilir katılıyorum buna. Ama insanları güldürebilmek de başlı başına çokkk önemli bir iş bence :D
Hayatıma renk kattı. Okudukça sevdim, hayatıma renk kattı. Mutluluk hormonlarımı arttırdı. İnsanın gülmek için ihtiyaç duyacağı bir kitap o yüzden zaman zaman açıp okuyacağım ben :)
''Erkek dedikodusu 2'' bir devam kitabıdır. İlk kitap kadar sürükleyici ve eğlenceli. Ben bu kitabın her sayfasından çok keyif aldım. Pera ve Deniz aklımdan çıkmıyor o aralarındaki konuşmaların samimiyeti. Dostluklarına verdikleri değer. Ahahaha bir de dedikoduları :) Derin'in evlilik hayatına alışma sürecin de başına gelenler. Pera'nın ayrılık acısı ve hayatının aşkını bulma çabaları :) Bu kitabımızda bir de yeni karakterlerle tanışıyoruz: Mahperi ve Demet. Mahperi evli ve iki çocukludur, Demet yalnız bir kadındır ve başına gelen olaylardan dolayı sürekli panik atak krizlerine girmektedir. Bu süper dörtlü başlarına gelen her olayı birbirlerine günlük maillerle, mesajlarla aktarıyorlar. Yaptıkları kız geceleriyle ise dostluklarını pekiştirip sıkıntılarından kurtuluyorlar :) Bu kitapta evlilik, aşk, iş, kariyer, erkekler, gezme tozma, alışveriş ve kıyafetler... bir kadının hayatına damga vuran herşeyle karşılaşmanız mümkün. (Hatta erkekler bu kitabı okusa; kadınların ne istediğini, nasıl kolayca bir kadının mutlu olabileceğini görebilirler. Ama biz kadınlar zor yarıtıklarız bu da bir gerçek :)) ) Kitabın sonuna geldiğimizde ise hadi bee diyorsunuz hiç beklenmedik bir sonla karşı karsıyayızzz.
4 Ocak 2013
Kitaplarım için KILIF :))
Tataataaam sonunda oldu :) Kitaplarımı güvenle, özenle taşıyabilmek için bir kılıf yaptım. :) Hergün işe giderken torbaya koyuyordum. Aman ucu mu kıvrılacak, yok üzeri çizilecek derken bu strese dayanamayıp hemen işe koyuldum :) Elimde olan keçelerimden birini seçtim. En kalın kitabımı ölçerek kestim biçtim :) Sonrada kurdalelerimden en uygun olanı seçtimm. Keçe üzerinde açtığım deliklerden geçirdim vee şimdilikk hazır :) Tabi üzerine Post-it'leri koymak için cep yapacaktım. Henüz yapamadım ama en kısa zamanda onuda ekleyeceğim :)
İş yerindekiler, bu kılıfı hediye paketine benzetince bende düşündüm acaba bundan sonra sevdiklerime aldığım kitapları hediye paketi yerine bu kılıflarla mı hediye etsem?
2 Ocak 2013
KİTAPLARINIZI SEÇİN VE ÇEKİLİŞE KATILIN :)
http://bojukandperik.blogspot.com/2013/01/ocak-ay-cekilisimiz-baslasn.html
Ocak ayının ilk çekilşii :)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)




