9 Ağustos 2013

ÇOOOK AMA ÇOK MUTLU BAYRAMLARRR!!!!


Nasıl güzel günler bu günler! Dostlar, akrabalar, büyük aileler, çekirdek aileler hep bir arada. Kırgınlıklar unutulmuş, dargınlar bir araya gelmiş. Sonracıma Ramazanda gelmiş geçmiş onun üzerinizde bıraktığı o tarifsiz güzel duygular. O yüzdendir ki bayramların bendeki yeri tarifsizdir. İnşallah kıymetini hep bilir, hep o ilk günkü coşkularla kutlayabiliriz. Hepimizin bayramı mübarek olsun. Sevdiklerimizde bir arada sağlıklı mutlu ve huzurlu nice bayramlara inşallah. Rabbim bu güzel günlerin hürmetine dünyada zülum görem herkese yardım etsin, savaşlar bitsin çocuklar ve anneler geleceğe umutla bakabilsin İnşallah. Amin...

5 Ağustos 2013

The Curious Case of BENJAMİN BUTTON...

      


       Merhabalar efendimmm :) Tatil filmlerime soluksuz, ara vermeden, hız kesmeden devam ediyorum! Yine izlemeye geç kalınmış bir film, yine Brad Pitt, yine muhteşem oyunculuk, yine çok güzel bir senaryo. Biliyorum ki bir çok kişinin severek izlediği filmlerden birisi BENJAMİN BUTTON. Ben sinemada izleyememiştim o zaman. Tabi hep bi izleme isteği içerisindeydim. Sonunda eksik kalanıda tamamladım :) Oh rahatladım. Konusuyla farklı bir film. Filmlerde sondan başa gitmeleri gördük, ara ara durup geçmişe de gittik ama böylesini izlememiştik...

"Bazı insanlar, nehir kıyısında oturmak için doğar. Bazılarına yıldırım çarpar. Bazılarında müzik kulağı vardır. Bazıları sanatçıdır. Bazıları yüzer. Bazıları düğmelerden anlar. Bazıları Shakespeare'ı bilir. Bazıları annedir.Ve bazıları, dans eder..."













Yönetmen :  David Fincher
Oyuncular : Brad Pitt, Cate Blanchett, Julia Ormond, Taraji P. Henson
Film Türü : Dram, Romantik, Fantastik
Vizyon Tarihi : 2009
Süre : 2 saat 35 dk


       Kıpkısacık bir özet yapayım istiyorum.  Çünkü filmi izlemelisinizzzzz! Yaşlı bir bebek olarak dünyaya gelen, zamanla gençleşen ve bir bebek olarak ölen adamın(Benjamin) hikayesi anlatılıyor. Filmimizin romantizmle dramı bir araya getiren muhteşem bir kurgusu var. Yaşanan tüm olaylar ise insanın kendisini, hayata bakışını sordurtuyor. Aslına bakarsanız birazda felsefik bir film bence ;) Öyle cümleler kurulmuş ki insanı derinden etkileyen, hayata bakışını değiştirebilecek türden. güzel, yürekten, hala bir umut olduğunu anlatan...  Çelişkiler, farklılar açıkça ortaya konmuş bu filmde. Filmimiz biraz uzun olmasına rağmen izlerken bunun farkında bile olmuyorsunuz. Sizi sıkmadan ilerliyor. Olaylar kurgu o kadar başka ki o serüvende kaybolup gidiyorsunuz ve en sona geldiğinizde gözünüzden iki damla düşmesine engel olamıyorsunuz! 

"Hiçbir şey için asla çok geç değildir ya da benim durumumda, istediğin kişi olmak için çok erken değil. Zaman sınırı yoktur, istediğin zaman başlayabilirsin. Değişebilir ya da aynı kalabilirsin. Bunun bir kuralı yoktur. En iyisini ya da en kötüsünü yapabiliriz. Umarım, sen en iyisini yaparsın. Umarım, seni şaşırtacak şeyler yaşarsın. Umarım, daha önce hiç hissetmediğin şeyler hissedersin. Umarım, değişik bakış açıları olan insanlarla tanışırsın. Umarım, gurur duyacağın bir hayatın olur. Öyle olmadığını anlarsan umarım, en baştan başlayacak gücü bulursun."


3 Ağustos 2013

HAYIRLI KANDİLLER...





ALLAH'ım bu mübarek günün hürmetine, bizi sevdiğin kullar arasına kat, bizi çok sabreden çok şükreden kullardan eyle, Seni çok analım, ömrümüz sevdiğin ve razı olacağın işlerle-amellerle geçsin. Sıhhat ve afiyette daim eyle. Sevdiklerimizi bize bağışla. Şüphesiz senin herşeye gücün yeter.
AMİN...


Bu gece bin aydan daha hayırlı bir gecedir. Bu güzel gecenin anlamıda, faydası, menfaatide çoktur. 
Bu gece çok isteyelim,
Bu gece Rahmanurrahim bire bin veriyor...
Kadri büyük bir KİTAP,
Kadri büyük bir MELEĞİN dliyle,
Kadri büyük bir ELÇİnin eliyle,
Kadri büyük bir ÜMMETe indirildi bu gece.
Bu gece kadrinin bilindiği gece.
Bu gece kadrini bilmem gereken gece.
Bu gece kendinden fazla olduğun gece.

Rabbim dualarımızı kabul etsin inşAllah. Gönlümüzden geçeni hakkımızda hayırlı, Hakkımızda hayırlı olanı gönlümüze razı eylesin İnşALLAH. Bu gece ve böyle bütün güzel gecelerde dualarda buluşmak dileğiyle. Herkese hayırlı kandiller!


.

2 Ağustos 2013

İKİ FİLM BİRDEN :) ''DEFİNİTELY, MAYBE'', ''NO STRİNGS ATTACHED''


      Evde olmak insanın kendine daha fazla vakit ayırabilmesine sebep oluyor. Tabiki bir yandan da ramazan oluşundan kaynaklanıyor. Eğlenceni sen kendin yapmak zorundasın! Ee bende bu durumlardan en iyi şekilde faydalanıyorum. Uzun zamandır yapmadığım şeyler olduğunu fark ettim. Ne zamandır sinemaya gitmiyordum mesela. Ramazanda zaten evden çıkmaya niyetimde hiç olmadığından, sinema fikride yalan oluyordu. En iyi yol sinemayı evime getirmek diye düşündüm. Açtım baktım arşivime, film seçmek zor iş :), ne izleyebilirim diye. Nedense bu filmler gözüme çarptı. ''Definitely,Maybe'' (Kesinlikle,Belki) ve ''No Strings Attached''(Bağlanmak Yok) tercihlerim oldu :). Bu arada ilk filmim çok manidar oldu sanki. Şu sıralar hep belkiler içerisinde yaşadığımdan olabilir, kim bilir? Hemen geçiyorum filmlerime. Seçimlerim gerçekten çok ama çok başarılı olmuş bu arada :)) Ayıptır söylemesi.

Yönetmen: Adam Brooks
Oyuncular: Ryan Reynolds, Isla Fisher, Elizabeth Banks, 
                 Rachel Weisz
Film Türü: Romantik Komedi
Vizyon Tarihi: 2008
Süre: 1 saat 52dk

     Güzel, eğlenceli ve gününüze keyif katacak bir film. Sevdim ben bu filmi :)) Her türlü film izlerim ama Romantik komediler olmadan olmaz diyenlerdenseniz. Bu filmi izlemeden geçmeyin derim. Ben romantik komedileri izleyince keyifleniyorum. Bu filmleri izleyince de keyfim yerine geldi. Birazda filmimizin konusundan bahsetmek istiyorum. Will, boşanmanın eşiğinde bir adamdır. Bu boşanmanın sebeplerini araştıran bir de kızı vardır. Birgün okuldan eve döndüklerinde; kızı Will'e annesine nasıl aşık olduğunu sorar ve aralarındaki ilişkiyi anlatmasını ister. Will ise kızına tüm gerçeği bir hikayeye dönüştürerek ve kahramanlara yeni isimler vererek anlatmaya başlar. Geçmişten gelen bir aşk, her şeye rağmen ayakta kalabilir mi? İki insan için herşey bitmişken, gelecek için umut var mıdır? 




Yönetmen: Ivan Reitman
Oyuncular: Natalie Portman, Ashton Kutcher, Kevin Kline
Film Türü: Romantik Komedi
Vizyon Tarihi: 2011
Süre: 1 saat 50dk

     Bu filmimiz romantizmden çok, biraz daha cinsel içerikli olmuş sanki. Yani keyif vermiyor değil film eğlenceli güldürüyor ama beklentileriniz karşılığını vermeyebilir. Tamamen size ve filmden ne beklediğinize bağlı. Diğer bir yandan da oyuncuların kalitesi filmi izletmeye yetiyor. Ben severek izledim, keyifte aldım bakalım siz ne düşüneceksiniz. Yıllar önce bir kamp zamanında tanışan Emma ve Adam'ın yolları sürekli kesişmektedir. Sürekli olarak tesadüfen karşılaşan bu ikilinin arasındaki bağlantı hiç kopmuyor. En sonunda da birbirlerine duygusal olarak bağlanmadan sadece cinselliğe dayalı bir ilişki yaşamaya karar veriyorlar. Bu karar başlangıçta çok güzel bir karar gibi gelse de; onlar için beklenmedik bir son demekti.

30 Temmuz 2013

BEKLEDİĞİM SENDİN _ Amor Towles



     Çok güzel bir kitabı daha okuyup bitirmenin verdiği keyifle yazıyorum bu satırları. Bu kitap ilk çıktığı zaman özellikle adı öyle çok çekmişti ki beni bende olmalı bu kitap dedirtip hayaller kurdurmuştu bana. Anılarıma, bir insanın hayatında herşeyi değiştirebilecek olan insanı beklemesine dair bir çok seyi düşündüm. Kendi hayatıma baktım Beklediğim biri vardı ve kader karşıma çıkarmıştı. Tüm bu düşünceler bu kitabı elime aldığımdan beri içimi titretmeye yetmişti. Kitap ise bu kadar beklentiye rağmen gerçekten iyi geldi bana.

     Hikayemiz, 1966 yılında, bir fotograf sergisini gezerken Katey'nin o fotografla karşılaşmasıyla başlıyor. 1938 yılında çekilmiş olan bu fotograf onu geçmişine götürüyor ve onun anılarında kaybolmamıza sebep oluyor.  Aslında hikayeyi tümüyle özetlemek isterdim ama bunu yaparsam o keyifli dönemeçleri, tam her şey bitti derken yeniden başlamaları, tamam çözdüm hikayeyi dediğiniz anda hikayemizin ters köşeye yatırmasını sizden mahrum bırakmak istemiyorum! Çünkü bu kitabın en etkileyici kısmı burada.

''Önce çabucak bir şey söyleyeyim size: İster öfke veya kıskançlıkla, ister utanç veya kızgınlıkla tetiklenmiş olsunlar, duyguların coştuğu bu anlarda ağzınızdan çıkacak söz size kendinizi daha iyi hissettirirse muhtemelen söylenmemesi gereken bir şeydir. Hayatta keşfettiğim en önemli sözlerden biridir bu. Artık benim işime yaramadığına göre sizde kalabilir.''


     Geçmişin tüm özellikleri öyle güzel resmedilmiş ki kitabımızda okurken nereye gittiğiniz, nasıl bir manzarayla karşı karşıya kaldığınızı biliyorsunuz ve orada o anı yaşıyor gibisiniz. Karakterimiz Katey'nin gözlemciliği, gerçekçiliği ve zekası hikayeyi sıradanlıktan uzaklaştırıp, etkileyicilik katıyor. Böylece hikayenin içinde sürüklenip gidiyorsunuz. Sade bir dille yazılmış, sizi zorlamayan, hayal etmenizi kolaylaştıran ve sizi New Yorkta yaşatan bir roman.

     İkinci dünya savaşı öncesi dönemleri ve bu tip aşk kitapları seviyorsanız bu kitaba da şans verin. Okuyun. Beğeneceğinizi düşünüyorum. Zaten bestseller olmuş bir kitap olduğunu düşünürsek herhalde bir çok kişiyle aynı görüşü paylaşıyorum :) Bu arada kitabımızın sonunada Nezaket ve Edepli Davranış Kurallarının eklenmiş. Merakımızı gidermeye devam etmiş yazarımız. Şimdiden yazın bu güzel günlerinde hepimize keyifli okumalar diliyorum...  

22 Temmuz 2013

MART MENEKŞELERİ _ Sarah Jio



Bu kitabı ilk gördüğüm günden beri her yerde elime alıp bakmıştım. D&r'a ilk geldiğinde kapağıyla, rengi ve ayracıyla!! öyle bir çekmişti ki beni elime alıp, bırakmamıştım. Ama o dönemlerde yasaklı olduğumdan bu kitabı da almamıştım. Nerede ne zaman görsem hep çekmişti bu kitap beni, vardı birşey anlamıştım zaten. En sona saklayıp durmamdan güzel olacağını bilir gibiydim. Hissediyordum.. Yanılmamışım! Nasıl güzel bir kitaptııı.. Hiç bitmesin istedimm hiç! Zaten bir çırpıda okudum sinir de oldum kendime sonra. İnsan sindire sindire okur, hiç dört saatte kitap mı bitirilir ya :( Sahurdan sonra elime aldım alış o alış, uyku bile hak getire yani. Şiddetle tavsiye ediyorummmmmm. Mutlaka ama mutlaka okumalısınız. Böyle kitapların değerini bilmek şart!

Kitabımız, kocasından yeni boşanan Emily'nin sıkıntılardan uzaklaşmak amacıyla yengesi Bee'nin yanına Bainbridge adasına gitmesiyle başlıyor. Bu ada sakinliğiyle, deniziyle, insanları ve yaşam tarzıyla huzur veren bir yerdir. Emily çocukluğu burada geçmiştir. Buraya ait güzel anıları, yaşadığı aşkları vardır.  Mart ayını burada geçirecek olan Emily, Bee'nin onun için hazırladığı odada bir günlük bulur. İşte bütün olaylarda buradan büyük bir heyecanla başlar.  Bulduğu günlük Esther'e aittir ve onun yaşadığı büyük aşkı anlatır. Esther'in kim olduğunu bilmemesine rağmen Emily ondan ve aşklarından çok etkilenir. Ve onu tanımak kim olduğunu, hayatını anlamak ister. Bu istek ve arzuyla sırlar dünyasına bir yolculuk başlar. Bu dünyayı keşfetmek, bu sırrı açığa çıkarmak içinse sizin bu kitabı mutlaka okumanız gerekir. Kısa sürede sizi içine alacak, tüm dünyayla ilişkinizi kesmenize sebep olacak muhteşem bir roman.

Hikayemizde aslında bir değil birden çok kahraman var. Bu durum tabi kitaba daha çok dikkatinizi vermenize sebep oluyor. Gizemli olaylar, sıralar ve olayların birbiriyle ilişkisi, olay geçişleri bağlantılar güzel, ve oldukça akıcı. Yerlerin olayların betimlenmesi oldukça açıklayıcı. 

Sımsıcak, samimi, içten, aşkla dolu, huzur verici... Mart Menekşeleri keyifle okuyabileceğiniz,çok güzel bir hikaye. Bir yandan güneşin denizin, tatilin ve yazın tadını çıkarırken bu kitapla aşkın yolculuğuna çıkacaksınız. Sayfaları nasıl çevirdiğinizi anlamadan bitireceksiniz bu kitabı. Eee hemen bi tane bu kitaptan edinmek şart olmadı mı??? Ahh birde şunu unutmadan söylemeliyim geç olmadan birilerine Seni Seviyorum demeyi ihmal etmeyelim ;) 
Sizi Seviyorum!!!

(Bu arada bu blogumdaki 100. yayınımmış! Ya bu kitap benim için gerçekten özel anladım anladım. Aramızda güçlüde bir bağ kuruldu tamam :)artık devamı gelir.)


18 Temmuz 2013

DİKENLER SARAYI _ Kadir Aydemir


       Fuardan aldığım imzalı kitaplarımdan biri daha :) AH şu fuarlar nasılda güzelller. Heyecanla gidiyorsun; her yer kitap, her yer kitap düşkünü insanla dolu. O kalabalıkta, yoğunlukta sende kendini kaybediyorsun. Bütün kitapları ellemeye, en indirimde olanı bulmaya, en çok istediklerini aramaya başlıyorsun bir yarışma gibi sanki. Bu sene fuardan baya kitap aldım. Hepsini sırayla okumaya çalışıyorum ama önceden birikmiş, hali hazırda duran bir kitap kulemde elimde bulunmaktaydı. Bazen hangisini okusam diye kararsızlıktan saatlerimi kitaplarımın başında geçiriyorum. Sonunda karar verebilmek güzel ama :))) 

       ''Dikenler Sarayı'' Kadir Aydemir'in şiir kitabı. İnce bir kitap. Şiirleri de bir o kadar sade yalın. Söylemek istediklerini kısa ve net olarak söylüyor, gerisini okuyucuya bırakıyor. Bırakın düşünsün, bırakın tamamlasın demiş sanki yazar. Tabi tüm bu şiirlerden sonra anladım ki ben şiirlerden pek anlayamıyorum. Bana öyle şiirlerin anlamlarını tamamlamacalar pek zevk vermiyor. Okuyorum ama kitap okurken ki hevesim olmuyor. Benim okuyacağım şiirlerde buram buram aşk olmalı ya :( Aşkı bulmadıkça yok bana tat vermiyor bu kitaplar. Ama siz şiir düşkünü bir insan iseniz bir de Kadir'in yazdıklarını okumalısınız. Bakalım ne düşüneceksiniz????